Aforoz’dan Festivale Ortaçağ Kültüründe Kilise-Tiyatro İlişkileri

Konferans: Prof.Dr.Murat Tuncay

Tek tanrılı dinlerin sanatla arası oldubitti çok parlak olmamıştır. Çünkü sanat sürekli yeni biçimler üreterek insanlara estetik haz veren heyecanlar yaratır. Var olan eski düzenin temel taşlarını, ilkelerini sorgular. İnsanın bu dünyada başına gelenler karşısında direnme ve değiştirme gücünü besler. Kaderin değişmezliği ilkesine boyun eğmek yerine yaşamın daha iyi bir dünyaya doğru değiştirilebileceğini, bu değişimin gerekliliğini vurgular. Dogmalara karşı çıkarak insanları inanmakla yetinen varlıklar olmanın ötesine geçirir; düşünen ve yeni doğrular üreterek yaşamı daha iyi, doğru ve güzel kılmaya yöneltir. Bu yönelişti dinin değişmez öngörülerine karşı alternatifler üretir. Korku verine haz üreterek cemaat kültürü içinde düzene sokulan insanların kafalarını karıştırır. Uzun yüzyıllar boyunca Kilise’nin sanata bakışı böyle olmuştur.

Kilise’nin sanatlar içinde en çok tiyatroya ve tiyatroculara karşı çıkması; ama zaman ilerledikçe çeşitli faktörlerin etkisiyle, Tiyatral ve Dramatik öğeleri kullanarak etkili dinsel seremonilere, giderek yortularda günlerce süren gösterilere yönelmesi elbette raslantısal değildir. ORTAÇAĞ KÜLTÜRÜNDE KİLİSE-TİYATRO İLİŞKİLERİ tek tanrılı dinlerde Din-Sanat ilişkisini ana çizgilerle irdelemeyi amaçlıyor. Kilise Mimari den Resim’e, Müziğe Heykele, Edebiyata kilise ve savunduğu değerlerin yüceltilmesi görevlerini verirken, siparişler açarken, bunları yapan sanatçıların sırtlarını sıvazlarken Tiyatro ve Tiyatroculara karşı olumsuz tavrının çıkmaz noktaları ve bunların aşılmasının ilginç öyküsü bu konuşmada ana çizgileriyle ele alınacaktır.